Diş eti çekilmesi, Diş etlerinin şişmesi, Diş Eti kanaması sonuçları

Periodontal cerrahinin tedavinin amacı, cerrahisiz periodontal tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda etkenin ortadan kaldırılabilmesi için daha etkin çalışma ortamı oluşturmak, kaybedilen dokuların yeniden oluşumunu sağlamak ve estetik düzensizlikleri gidermektir

Cerrahi işlem sonrası iyileşme süreci hasta konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte gösterilecek özen tedavi başarısını da direkt olarak etkilemektedir. Hekimin bu etkenler hakkında bilgi sahibi olması, hastalarını yeterince bilgilendirmesini ve tedavisinden beklenen sonucu almasını sağlayacaktır.

Dişeti dokusun normal sınırı olan mine-sement birleşiminden apikal yönde sıyrılmasına dişeti çekilmesi denir. Dişeti çekilmesinin ne zaman başladığını veya dişeti çekilmesi ile ne demek istendiğini iyi anlayabilmek için dişetinin dişe bağlandığı epitelyal ataşmanın gerçek yerini iyi bilmek gerekir. Zira dişetinin en uç kısmı olan ve dışarıdan görünen yeri ile epitelyal bağlantının gerçek yeri farklıdır. Bu nedenle, iki tip çekilme söz konusu olabilir. Birincisinde; gözle dişeti seviyesinin apikal kısmı tespit edildiği halde, ikincisinde epitelyal bağlantıdaki çekilme ancak bir periodontal sonda ile diş-dişeti aralığına girmekle anlaşılbilektedir. Diğer taraftan, dişeti çekilmesi ön ya da arka dişlerde olabilir, ancak molar dişlere göre tek köklü dişlerde daha yaygındır .

Diş eti çekilmeleri günümüzde nüfusun önemli bir bölümünü etkilemektedir. Dişeti çekilmesi; dişeti

Açığa çıkan kök yüzeyinin kapatılmasına yönelik olarak pek çok yöntem ve bu yöntemlerin modifikasyonları tarif edilmiştir. Yapılan birçok çalışmada her bir yöntemin avantaj ve dezavantajları araştırılmıştır. Bu derlemenin amacı, dişeti çekilmesinin tedavisinde kullanılan cerrahi kök yüzeyi örtüleme yöntemlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir.

Birçok dişeti sorunundan farklı olarak, hastalar dişeti çekilmesinin genellikle farkındadır ve dişeti çekilmesi ile ilgili şu sorunları yaşarlar; açığa çıkan dentinden dolayı aşırı duyarlılık, estetik kaygılar, plak retansiyonu ve dişeti enflamasyonu, kök çürükleri, dişte abrazyon .

Dişeti çekilmelerinin tedavisinde kullanılan tüm cerrahi tekniklerle başarılı sonuçlar alınması, ancak elde edilen verilerin heterojen olması, en etkili cerrahi tekniğin hangisi olduğuna karar verilmesini güçleştirmektedir. Yine de bağ doku greftleri ile yüksek oranda kök örtülmesinin sağlanması, bunun yanı sıra önemli miktarda keratinize doku artışı ve klinik ataşman kazancı elde edilmesi, çekilme tedavisinde bağ doku gretlerinin ilk tercih olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.

Serbest dişeti grefti kaybolmuş estetiği düzeltmek, ağız bakımına olanak sağlamak ve yetersiz yapışık dişeti miktarını arttırmak için uygulanmaktadır. Cerrahi sonucun tahmin edilebilir olması, tekniğin basit olması ve birçok diş grubuna uygulanabilir olması nedeniyle en güvenilir yöntem olarak kabul edilmektedir. Buna karşın; ikinci bir yara bölgesinin hasta konforunu olumsuz yönde etkilemesi, greftin alıcı bölgeye uyumsuzluğu ise dezavantajları arasında gösterilebilir.

Share: